Türkiye’nin altın stoku ne durumda? Son veriler dikkat çekiyor. Mart ayında altın fiyatları, yüzde 11,5 oranında bir düşüş gösterdi ve bu durum, geçtiğimiz yıl elde edilen kazançları önemli ölçüde azalttı. QNB’nin yaptığı analize göre, altın stokunun değeri 97 milyar dolar gerileyerek toplam kazanç 200 milyar dolara düştü. Hakan Kaplan’ın 13 Nisan 2026 tarihli değerlendirmesine göre, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, küresel çapta altının değer kaybetmesine neden oldu. Altın, geçmişte güvenli liman olarak bilinse de, bu kez beklenmedik bir düşüş yaşadı ve ons fiyatı mart ayında yüzde 11,5 geriledi. Bu durum, yıllık değer artışını da olumsuz etkiledi.
QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre, şubat ayında 325 milyar dolara ulaşan yıllık değer artışı, mart ayında 97 milyar dolarlık bir kayıpla 200 milyar dolara geriledi. Buna rağmen, Türkiye’nin altın stokundaki yıllık kazanç hâlâ ekonomide önemli bir rakam olarak öne çıkıyor.
Türkiye’nin altın stoğu ise 4.300 ton seviyesinde bulunuyor ve bu miktarın parasal karşılığı yaklaşık 667 milyar dolar. Şubat ayında bu stok, 4.287 tondu. 2024 ortalarından itibaren stokta yaklaşık 150 tonluk bir artış gözlemleniyor; ancak bu artış, bazı kısıtlamalar nedeniyle sınırlı kalıyor.
Son dönemde altına olan talebin arttığına dair bilgiler olsa da, toplam stoktaki artışın yavaş kalmasının bazı nedenleri bulunuyor. Bunlar arasında altın ithalatına getirilen kısıtlamalar ve Merkez Bankası’nın rezervlerinden gerçekleştirdiği satışlar yer alıyor. Bu faktörler, artan talebe rağmen stok büyümesini kısıtladığı ifade ediliyor.
Mart ayında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) altın stoku 116,3 ton azalarak 434,1 tona geriledi. Hazine’nin altın stoku ise 3,2 tonluk bir düşüşle 23,8 tona indi. Ancak, bu düşüşün tamamı satış kaynaklı değil. Analizler, yaklaşık 11,3 milyar dolarlık bir artışın altın/dolar swap işlemlerinden kaynaklandığını ortaya koyuyor; böylece düşüşün yaklaşık üçte ikisi swap işlemlerinden gelmiş oluyor.
Altın fiyatlarındaki artış, özellikle iç yatırımcılar için önemli kazançlar sağlarken, bu durum iç talebi de desteklemişti. Ancak mart ayındaki düşüş, bu etkinin bir kısmını geri aldı. Yıllık kazanç hâlâ GSYH’nin yüzde 12,1’i seviyesinde bulunuyor.
Türkiye’de altın yatırımlarının büyük bir kısmı “yastık altı” olarak değerlendiriliyor ve bu konuda resmi veriler yok. QNB ekonomistleri, tahmini hesaplamalar için TÜİK’in aylık altın ithalat ve ihracat verileri, aylık ortalama altın fiyatları ve yurt içi altın üretim verilerini kullanıyor. Bu verilerle net altın miktarı ton bazında hesaplanıyor. Fiyat etkisini ölçmek için ise aylık ortalama stok değeri belirleniyor ve bu değer, aylık fiyat değişimiyle çarpılarak değer değişimi hesaplanıyor. Mart ayı verilerindeki bazı kalemler, öncü verilere ve tahminlere dayanıyor.